Prof. Dr. Yelda Kapıcıoğlu

Prof. Dr. Yelda KapıcıoğluDermatoloji Uzmanı · Nişantaşı, İstanbulYayın: ·8 dk okuma

Zona bulaşıcı mı sorusunun cevabı iki parçalıdır: zona başka birine zona olarak bulaşmaz, ancak kabarcıkların içindeki sıvıda canlı su çiçeği virüsü bulunur ve daha önce su çiçeği (suçiçeği) geçirmemiş, aşı da olmamış birine su çiçeği bulaştırabilir. Bu risk kabarcıklar çıktığında başlar ve hepsi kabuk bağlayana, yani çoğunlukla 7–10 gün sonrasına kadar sürer. Kabuklanmış döküntü artık bulaştırmaz.

Zona nasıl bulaşır?

Zona, kabarcıkların içindeki sıvıya ya da bu sıvının yeni bulaştığı eşyaya doğrudan temasla, yalnızca su çiçeğine karşı bağışıklığı olmayan kişilere bulaşır ve onlarda zona değil su çiçeği yapar.

Bunu anlamak için virüsün yolculuğunu bilmek yeterli. Su çiçeğine yol açan virüs (varisella-zoster virüsü), hastalık geçtikten sonra vücuttan atılmaz; sinir köklerinde yıllarca sessizce bekler. İleri yaş, yoğun stres, başka bir hastalık ya da bağışıklığı baskılayan tedaviler gibi nedenlerle yeniden harekete geçtiğinde, tek bir sinirin cilt üzerindeki şeridi boyunca ağrılı kabarcıklar çıkar. İşte buna zona denir. Yani zona dışarıdan “kapılan” bir hastalık değil, kişinin kendi içindeki eski virüsün uyanmasıdır. Hastalığın seyri ve tedavisi için zona hastalığı nedir, belirtileri ve tedavisi rehberimize bakabilirsiniz.

Tek bir bölgede sınırlı kalan ve giysiyle örtülen zonada virüsün havadan yayılma olasılığı düşüktür; asıl yol doğrudan temastır. Su çiçeğinde ise virüs öksürük ve hapşırıkla havaya da geçer, bu yüzden su çiçeği zonadan çok daha bulaşıcıdır. Sık karıştırılan bir nokta daha var: dudaktaki uçuk (herpes) aynı virüs ailesindendir ama farklı bir virüstür. Uçuk zona yapmaz, zona da uçuk yapmaz.

Su çiçeği ile zona aynı virüsün iki farklı yüzüdür ve görünümleri de farklıdır. Su çiçeğinde ateşle birlikte tüm vücuda, saçlı deriye ve ağız içine yayılan, kaşıntılı su kabarcıkları çıkar. Zonada ise döküntü genellikle vücudun tek tarafında, bir şerit halinde yerleşir ve kaşıntıdan çok ağrı, yanma ve batma ön plandadır. Zonalı birinden bulaşan hastalık her zaman ilk tablodur, yani su çiçeğidir.

Zona kimlere bulaşabilir, kimler için tehlikelidir?

Zona yalnızca su çiçeğine karşı bağışıklığı olmayan kişilere, su çiçeği olarak bulaşabilir; bu kişiler arasında gebeler, yenidoğanlar ve bağışıklığı baskılanmış olanlar için hastalık ağır seyredebilir.

Temas eden kişi Risk Ne yapmalı
Su çiçeği geçirmiş çocuk veya yetişkin Pratikte bulaşmaz Normal hijyen yeterli
Su çiçeği aşısı olmuş kişi Düşük; nadiren hafif su çiçeği Döküntüye doğrudan dokunmamak
Su çiçeği geçirmemiş, aşısız çocuk veya yetişkin Su çiçeği geçirebilir Döküntü kabuklanana kadar doğrudan temas yok
Bağışıklığı bilinmeyen ya da olmayan gebe Gebelikte su çiçeği anne için ağır seyredebilir; dönemine göre bebek de etkilenebilir Temas olduysa aynı gün kadın doğum hekimine başvurmak; bağışıklık kan testiyle anlaşılabilir
Yenidoğan ve küçük bebek (özellikle annesi su çiçeği geçirmemişse) Ağır su çiçeği riski Kabuklanana kadar yakın temas yok
Su çiçeğine karşı bağışıklığı olmayan ya da bilinmeyen, bağışıklığı baskılanmış kişi (kemoterapi, organ nakli, yüksek doz kortizon, biyolojik tedaviler) Yaygın ve ağır su çiçeği Temas olduysa vakit kaybetmeden hekimine haber vermek

Ülkemizde yetişkinlerin büyük çoğunluğu su çiçeğini çocuklukta geçirmiştir; bu yüzden zonalı bir yakınla temas eden yetişkinlerin çoğu için gerçek bir risk yoktur. Belirsizlik daha çok çocukluk hastalıklarını hatırlamayan ve bunu ailesinden öğrenme imkânı olmayan kişilerde yaşanır. Su çiçeği geçirip geçirmediğinizi hatırlamıyorsanız, bunu kan testiyle öğrenmek mümkündür. Temas eden kişi gebe ya da bağışıklığı baskılanmışsa, temastan sonra verilebilecek koruyucu tedavilerin bir zaman sınırı olduğu için hekime ilk günlerde başvurmak gerekir. Sedef hastalığı veya romatizmal hastalıklar nedeniyle biyolojik ya da bağışıklık baskılayıcı tedavi kullananlar, su çiçeğine karşı bağışıklıkları yoksa bu risk grubuna girer; kendileri zona geçirdiklerinde de daha yakından izlenirler.

Zona hamileye bulaşır mı?

Gebe daha önce su çiçeği geçirmişse ya da aşılıysa, zonalı biriyle temas ona ve bebeğe bir şey bulaştırmaz. Su çiçeği geçirmemiş bir gebe ise kabarcık sıvısıyla temas ettiğinde su çiçeği geçirebilir ve bu tablo gebelikte daha ağır seyredebilir. Bu durumda temastan sonraki ilk günlerde kadın doğum hekimine başvurmak gerekir: önce kan testiyle bağışıklık durumu belirlenir, gerekiyorsa koruyucu tedavi planlanır.

Gebenin kendisinin zona geçirmesi ise farklıdır. Zona, annenin daha önce geçirdiği su çiçeğinin yeniden aktifleşmesi olduğu için annede zaten virüse karşı antikor vardır; gebelikte geçirilen zonanın bebeğe zarar vermesi beklenmez. Yine de ağrı kontrolü ve gebelikte kullanılabilecek ilaçlar için hekime başvurmak gerekir.

Zona ne zamana kadar bulaşıcıdır?

Zona, ilk kabarcıklar çıktığı andan bütün kabarcıklar kuruyup kabuk bağlayana kadar bulaştırıcıdır; bu süre çoğunlukla 7–10 gündür. Döküntü öncesindeki ağrı ve yanma döneminde, kabarcık henüz olmadığı için bulaşma olmaz.

Evre Yaklaşık süre Bulaştırıcı mı?
Döküntü öncesi yanma, batma, ağrı Genellikle birkaç gün Hayır
Kızarıklık ve yeni kabarcıklar İlk 3–5 gün Evet
Kabarcıkların açılıp sızması Birinci hafta Evet, en riskli dönem
Tüm kabarcıkların kabuklanması Çoğunlukla 7–10. gün Hayır (kabuklanma tamamsa)
Kabukların düşmesi ve iyileşme 2–4 hafta Hayır
Zona sonrası sinir ağrısı Haftalar, bazen aylar Hayır

Bağışıklığı baskılanmış kişilerde yeni kabarcıklar daha uzun süre çıkabilir ve kabuklanma gecikebilir; bulaştırıcılık süresi de buna göre uzar. Kural basittir: tek bir kabarcık bile hâlâ sıvı doluysa, döküntü bulaştırıcı kabul edilir.

Zonalı biri evde nelere dikkat etmeli?

Evde alınacak önlemlerin özü, kabarcıkları kapalı tutmak, onlara dokunmamak ve risk grubundaki kişilerle yakın teması kabuklanmaya kadar ertelemektir.

Evdeki diğer yetişkinler su çiçeği geçirmişse, sarılmak ya da aynı sofraya oturmak sorun yaratmaz. Asıl kaygı, evdeki bebekler, aşı takvimini henüz tamamlamamış küçük çocuklar ve bağışıklığı bilinmeyen gebeler içindir. Çocuğun aşı kartına bakmak bu soruyu çoğu zaman yanıtlar.

Kabarcıklara pudra, diş macunu, kolonya ya da yoğurt gibi şeyler sürmek bulaşmayı azaltmaz; tahriş ve bakteriyel enfeksiyon riskini artırır. Kabarcıkların kendiliğinden kurumasına izin vermek, hem iyileşme hem bulaşmayı önleme açısından doğru olandır.

Zonalı kişi işe veya okula gidebilir mi?

Döküntü tamamen örtülebiliyorsa ve kendinizi iyi hissediyorsanız çoğu iş ortamında çalışmanız mümkündür; döküntü açıkta kalıyorsa ya da risk grubundaki kişilerle birebir çalışıyorsanız kabuklanmayı beklemek gerekir.

Sağlık çalışanları, kreş ve anaokulu personeli, bakımevlerinde çalışanlar ve gebe iş arkadaşlarıyla yakın çalışanlar kurumlarının kurallarına uymalıdır; bu gruplarda çoğu zaman kabuklanmaya kadar izin önerilir. Zonalı bir çocuk, döküntüsü giysiyle kapanabiliyorsa ve ateşi yoksa okula gidebilir. Yüz veya el gibi kapanamayan bölgelerdeki döküntüde kabuklanma beklenir. Sınıfta su çiçeği geçirmemiş ya da bağışıklığı baskılanmış bir öğrenci varsa okulun bilgilendirilmesi doğru olur.

Zonalı biriyle aynı evde yaşayan sağlıklı bir çocuğun okula gitmesine engel yoktur. Çocuk su çiçeği geçirmemiş ve aşısızsa, temastan sonraki yaklaşık üç hafta boyunca ateş ve kaşıntılı, su toplamış döküntü yönünden izlenir; böyle bir belirti çıkarsa okula gönderilmeden hekime gösterilir.

Bulaşıcılık dışında bir gerçek daha var: zona ağrılı bir hastalıktır ve yorgunluk yapar. Bulaştırmayacak olsanız bile ilk günlerde dinlenmeye ihtiyaç duymanız normaldir.

Yaygın zona neden farklıdır?

Yaygın (dissemine) zona, döküntünün tek bir şeritle sınırlı kalmayıp vücudun farklı bölgelerine yayıldığı durumdur; bulaştırıcılığı daha yüksektir ve hastane değerlendirmesi gerektirir.

Daha çok bağışıklığı baskılanmış kişilerde görülür. Bu tabloda virüs havadan da yayılabildiği için temas önlemleri yeterli olmaz; kişi su çiçeği hastası gibi değerlendirilir ve risk grubundaki kişilerden ayrı tutulur. Virüs akciğer, karaciğer ve beyin gibi iç organları da etkileyebilir. Şerit dışında yeni kabarcıklar çıkmaya başlarsa ya da ateş, öksürük, nefes darlığı, şiddetli baş ağrısı eklenirse aynı gün hekime başvurulmalıdır.

Yüzde ve gözde zona neden acildir?

Alnın, saçlı derinin bir yarısının, üst göz kapağının veya burun ucunun tutulduğu zonada virüs gözü de etkileyebilir; tedavi gecikirse görme kalıcı olarak etkilenebileceği için aynı gün hem göz hem cilt muayenesi gerekir.

Kulak çevresinde ya da kulak içinde kabarcıklarla birlikte yüzün bir yarısında felç, işitme kaybı veya baş dönmesi gelişmesi de acil bir durumdur. Her iki tabloda da antiviral tedaviye ilk 72 saat içinde başlanması sonucu doğrudan etkiler. Yüzdeki döküntü giysiyle örtülemediği için, bu dönemde çevredekilerle temasa da ayrıca dikkat etmek gerekir.

Zona aşısı kimlere önerilir?

Zona aşısı, zona ve zona sonrası sinir ağrısı riskini belirgin şekilde azaltmak için ileri yaştaki erişkinlere ve bağışıklığı baskılanmış yetişkinlere önerilir; bulaşmayı önlemekten çok kişinin kendisini korur.

Bugün yaygın kullanılan zona aşısı canlı virüs içermez ve iki doz halinde yapılır; bu nedenle bağışıklığı baskılanmış kişilerde de uygulanabilir. Pek çok ülkede elli yaş ve üzerindeki erişkinler ile bağışıklığı baskılanmış genç erişkinler için önerilmektedir. Daha önce zona geçirmiş olanlar da döküntü geçtikten sonra aşılanabilir, çünkü zona tekrarlayabilir. Aşı zonayı her zaman önlemez, ama zona gelişse bile hastalığın daha hafif geçmesine ve uzun süren sinir ağrısı riskinin azalmasına yardımcı olur.

Su çiçeği aşısı ise farklı bir aşıdır. Ülkemizde çocukluk aşı takviminde yer alır ve su çiçeği geçirmemiş erişkinlere de yapılabilir; canlı aşı olduğu için gebelikte yapılmaz. Hangi aşının, hangi yaşta ve kaç dozda yapılacağı kişisel sağlık durumuna göre değiştiğinden, kendi durumunuzu aile hekiminiz veya enfeksiyon hastalıkları uzmanınızla konuşun.

Hangi durumlarda hemen hekime başvurmalı?

Vücudun tek tarafında ağrılı, şerit şeklinde bir döküntü fark ettiğinizde bekletmeden başvurun, çünkü antiviral tedavi ilk 72 saatte başlandığında daha etkilidir. Aşağıdaki durumlarda ise aynı gün değerlendirme gerekir:

Muayenede zona nasıl değerlendirilir?

Zona çoğunlukla döküntünün tipik görünümü ve yerleşimiyle dermatoloji muayenesinde tanınır; şüpheli durumlarda kabarcık sıvısından virüs testi yapılabilir. Muayenede döküntünün hangi siniri tuttuğu, göz veya kulak tutulumu olup olmadığı, ağrının şiddeti ve bağışıklığı etkileyen durumlar değerlendirilir. Antiviral tedavi, ağrı kontrolü ve bulaşmayı önleme önlemleri birlikte planlanır. Evde gebe, bebek ya da bağışıklığı baskılanmış biri varsa bunu muayenede söylemeniz, size verilecek önerileri doğrudan değiştirir.

PROF. DR. YELDA KAPICIOĞLU · NİŞANTAŞI

Cilt sorununuz için uzman görüşü alın

📞 Hemen AraWhatsApp’tan Yaz
🔒 Mesajınız doğrudan kliniğe ulaşır · Bilgileriniz gizli tutulur

Sık Sorulan Sorular

Su çiçeği olan çocuktan büyüklere zona bulaşır mı?
Hayır. Su çiçeği geçirmiş bir yetişkin, su çiçekli çocukla temas ettiğinde zona olmaz; bağışıklığı olduğu için genellikle hiçbir şey geçirmez. Su çiçeği geçirmemiş bir yetişkin ise zona değil, su çiçeği geçirebilir ve yetişkinde su çiçeği çocuklara göre daha ağır seyredebilir.
Zona havlu, çarşaf ya da tuvalet yoluyla bulaşır mı?
Kabarcık sıvısı yeni bulaşmış bir havlu veya çarşaf teorik olarak virüsü taşıyabilir; bu yüzden döküntü kabuklanana kadar bu eşyaların ayrı kullanılması ve sıcak yıkanması önerilir. Tuvalet oturağı, kapı kolu gibi yüzeylerden bulaşma pratikte beklenmez.
Zona öpüşmekle veya cinsel yolla bulaşır mı?
Zona cinsel yolla bulaşan bir hastalık değildir. Bulaşma için kabarcık sıvısıyla doğrudan temas gerekir; döküntü yüzde veya dudak çevresinde değilse öpüşmek virüsü geçirmez. Yine de döküntü kabuklanana kadar yakın cilt temasında, karşı tarafın su çiçeği geçirip geçirmediği önemlidir.
Emziren anne zona olursa emzirmeye devam edebilir mi?
Döküntü memede değilse ve tamamen örtülebiliyorsa emzirme genellikle sürdürülebilir; el hijyenine dikkat edilir. Döküntü memede ya da bebeğin temas edeceği bir yerdeyse o taraftan emzirmeye ara verilmesi gerekebilir. Kullanılacak ilacın emzirmeyle uyumu da hekimle birlikte değerlendirilir.
Zona aşısı olan biri çevresine virüs bulaştırır mı?
Bugün yaygın kullanılan zona aşısı canlı virüs içermediği için aşı olan kişi çevresine virüs bulaştırmaz. Aşıdan sonra kolda ağrı, kızarıklık, halsizlik veya kısa süreli ateş görülebilir; bunlar bulaşıcı değildir.
Zona bir kişide tekrar eder mi?
Edebilir. Çoğu kişi zonayı hayatında bir kez geçirir, ama ikinci bir atak mümkündür ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde daha sık görülür. Tekrar riskini azaltmak için uygun kişilerde zona aşısı önerilir.
Zona geçtikten sonra kalan ağrı bulaşıcı mı?
Hayır. Döküntü iyileştikten sonra haftalar ya da aylar sürebilen yanma ve sızlama (zona sonrası sinir ağrısı), sinirin hasarından kaynaklanır ve bulaşıcı değildir. Bu ağrının ayrıca tedavi edilebildiğini bilmek önemlidir; katlanmak zorunda değilsiniz.