Egzama, tıbbi adıyla dermatit, ciltte kaşıntı, kızarıklık, kuruluk ve zaman zaman sulanan kabarcıklarla seyreden, kronik ve tekrarlayan bir cilt hastalığıdır. Bulaşıcı değildir; ancak doğru yönetilmediğinde kaşıntı ve görünüm nedeniyle yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebilir. İyi haber şu: egzama bugün büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.

Egzama Nedir?

Egzama, cilt bariyerinin zayıflaması ve bağışıklık sisteminin bazı uyaranlara aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkan iltihabi bir cilt durumudur. Cilt, dış etkenlere karşı koruyucu kalkanını yitirdiğinde su kaybı artar, cilt kurur ve tahrişe açık hale gelir. Bu nedenle egzama, alevlenme ve sakinleşme dönemleriyle dalgalı bir seyir izler. Hem bebeklerde hem de yetişkinlerde görülebilir.

Bu bariyer zayıflığının arkasında çoğu zaman kalıtsal bir özellik yatar. Derinin en dış tabakasını tuğla-harç gibi bir arada tutan yapı taşları yeterince üretilemediğinde cilt suyu tutamaz, aradan geçen tahriş edici maddelere ve alerjenlere karşı savunmasız kalır. Bağışıklık sistemi bu geçişe iltihapla yanıt verir, iltihap bariyeri daha da bozar ve bir kısır döngü kurulur. Egzamanın “geçmiyor” hissi vermesinin temel nedeni budur: yalnızca kaşıntıyı baskılamak döngüyü kırmaz, bariyerin de onarılması gerekir.

Egzama sıklıkla tek başına gelmez. Ailesinde veya kendisinde astım ve alerjik nezle bulunan kişilerde daha sık görülür; bu birlikteliğe tıpta atopi denir. Çocuklukta egzama ile başlayıp ilerleyen yıllarda solunum yolu alerjilerinin eklenmesi tablosu ise atopik yürüyüş olarak adlandırılır. Bu nedenle egzamalı bir çocukta hapşırık, burun tıkanıklığı veya hırıltı gibi şikâyetler ortaya çıktığında bunların birbiriyle ilişkili olabileceği akılda tutulmalıdır.

Egzama Belirtileri Nelerdir?

Egzama farklı kişilerde farklı şiddette görülebilir. En sık karşılaşılan belirtiler:

Belirtiler en sık dirsek içi, diz arkası, el, boyun ve yüz bölgelerinde görülür; ancak vücudun her yerini etkileyebilir. Kaşıntılı, ani çıkan kabarıklıklarda egzamanın ürtiker (kurdeşen) ile karıştırılmaması önemlidir; çünkü tedavileri farklıdır.

Egzama dönemine göre nasıl görünür?

Egzamanın akut, subakut ve kronik evreleri şeması - Prof. Dr. Yelda Kapıcıoğlu
Egzamanın üç evresi: akut (ıslak), subakut (geçiş) ve kronik (kalınlaşmış) dönem. Tedavi evreye göre değişir.

Aynı hastalık, hangi evrede olduğuna göre tamamen farklı görünebilir. Bu ayrım tedavinin seçimini doğrudan belirler:

Yaşa göre egzama nerede çıkar?

Egzamanın yerleşim yeri yaşla birlikte öngörülebilir biçimde değişir; bu, tanıyı destekleyen önemli bir ipucudur:

Kaşıntı neden geceleri artar?

Gece kaşıntısının artması egzamada kural sayılabilecek kadar sıktır ve psikolojik değil fizyolojik bir olaydır. Akşam saatlerinde vücut ısısı ve deri kan akımı artar, iltihabı baskılayan doğal hormon düzeyi düşer, gündüz dikkati dağıtan uyaranlar ortadan kalkar. Bu üçü bir araya geldiğinde kaşıntı eşiği düşer. Uykuda yapılan kaşıma kontrolsüzdür ve sabah cildin daha kötü görünmesinin nedeni budur.

Egzama Neden Olur?

Egzamanın tek bir nedeni yoktur; genetik ve çevresel faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkar:

Egzamayı tetikleyenler

Yukarıdaki nedenler zemini hazırlar; alevlenmeyi ise günlük hayattaki tetikleyiciler başlatır. Kendi tetikleyicilerinizi tanımak, tedavinin en az ilaç kadar önemli parçasıdır:

Tetikleyicileri bulmanın en pratik yolu alevlenme günlüğü tutmaktır: hangi gün kötüleşti, o gün ne yendi, hangi ürün kullanıldı, hava nasıldı. Birkaç hafta içinde tekrar eden bir örüntü çoğunlukla ortaya çıkar.

Egzama Çeşitleri

“Egzama” tek bir hastalık değil, bir grup durumdur. En sık görülen türler:

Bu türlerin ayrımı önemlidir çünkü tedavileri farklıdır:

Egzama Bulaşıcı Mıdır?

Hayır, egzama bulaşıcı değildir. Dokunmakla, sarılmakla, aynı havlu veya eşyayı kullanmakla başka bir kişiye geçmez. Egzama, bağışıklık ve cilt bariyeriyle ilişkili kişisel bir durumdur; mikrobik bir enfeksiyon değildir. Yalnızca egzamalı cilt çizilip yara haline geldiğinde, o yaraya ikincil bir mikrobik enfeksiyon eklenebilir; bu da egzamanın bulaşıcı olduğu anlamına gelmez.

Bebeklerde ve Çocuklarda Egzama

Egzama özellikle süt çocukluğu döneminde sıktır; çoğu zaman yanaklarda ve vücut kıvrımlarında kızarıklık ve kurulukla başlar. İyi haber, çocukların önemli bölümünde yaşla birlikte şikayetlerin azalmasıdır. Bebeklerde tedavi nazik nemlendirme ve tetikleyicilerden kaçınma üzerine kurulur; ürün seçiminde mutlaka hekim önerisi alınmalıdır.

Bebeklerde egzamanın seyrini belirleyen birkaç pratik nokta vardır:

Ailelerin en sık sorduğu soru, egzamanın geçip geçmeyeceğidir. Çocukluk çağında başlayan egzamaların önemli bir bölümü okul çağı ve ergenlikle birlikte belirgin şekilde hafifler; bir kısmında ise cilt kuruluğa yatkın kalmaya devam eder. Erken dönemde kurulan düzenli bakım alışkanlığı, uzun vadede atak sıklığını azaltan en güçlü etkendir.

Bebekte vakit kaybetmeden hekime başvurulması gereken durumlar şunlardır: döküntünün sarı kabuklanması veya akıntı yapması, ateş eşlik etmesi, bebeğin kaşıntı nedeniyle uyuyamaması ve beslenmesinin bozulması.

Egzamada Beslenme: Ne Yenmeli, Nelerden Kaçınılmalı?

Beslenme, bazı kişilerde egzama ataklarını etkileyebilir; ancak herkes için geçerli tek bir liste yoktur. Genel olarak omega-3’den zengin besinler ve bol su faydalıyken, bireysel tetikleyici gıdalar değişkenlik gösterir. Ayrıntılı liste için egzama hastaları ne yemeli, nelerden uzak durmalı rehberimize göz atabilirsiniz.

Egzama Nasıl Teşhis Edilir?

Egzama tanısı genellikle dermatolojik muayeneyle, lezyonların görünümü ve öyküye dayanarak konur. Gerekli durumlarda tetikleyici alerjenleri belirlemek için yama (patch) testi gibi ek değerlendirmeler yapılabilir. Doğru tanı, egzamanın türünü ve tetikleyicisini belirleyerek tedaviyi kişiselleştirir.

Muayenede genellikle şunlar değerlendirilir: döküntünün yerleşimi (yaşa uygun mu), simetrisi, sınırlarının belirginliği, evresi (ıslak mı, kalınlaşmış mı) ve kaşıntının şiddeti. Kişisel ve aile öyküsündeki alerji varlığı tanıyı destekler.

Gerektiğinde başvurulan ek incelemeler:

Kan testlerinde bakılan genel alerji değerleri tek başına egzama tanısı koydurmaz ve normal çıkması egzamayı dışlamaz. Bu nedenle sonuçlar her zaman klinik tabloyla birlikte yorumlanır.

Egzama Tedavi Yöntemleri

Egzama tedavisinin amacı kaşıntıyı dindirmek, iltihabı azaltmak, cilt bariyerini onarmak ve atakları seyrekleştirmektir.

1. Nemlendirme ve cilt bariyeri onarımı

Egzama tedavisinin temeli budur ve hiçbir aşamada bırakılmaz. Nemlendirici, alevlenme geçtiğinde kesilen bir “krem” değil, egzamalı cildin kalıcı bakımıdır. Düzenli kullanıldığında hem atak sıklığını hem de alevlenme dönemlerinde ihtiyaç duyulan diğer tedavilerin miktarını azaltır.

2. Topikal (cilde uygulanan) tedaviler

Alevlenme dönemlerinde iltihabı hızla yatıştırmak için cilde uygulanan tedaviler kullanılır. Bu grupta kortizon içeren ve kortizon içermeyen seçenekler bulunur; hangisinin, hangi bölgede ve ne kadar süre kullanılacağı hekim tarafından belirlenir. Yüz, göz kapağı ve kıvrım bölgeleri için seçilen tedavi, gövde ve el için seçilenden farklıdır.

Bu tedavilerle ilgili en yaygın iki hata birbirinin tam tersidir ve ikisi de sonucu bozar:

Doğru yaklaşım, alevlenmeyi etkili bir şekilde ve kısa sürede söndürmek, ardından nemlendirme ile idameye geçmektir. Sık tekrarlayan bölgelerde, cilt sakinken haftada birkaç gün uygulanan koruyucu bir plan atakları önlemek için kullanılabilir; bu plan hekim tarafından kişiye göre kurulur.

3. Sistemik tedaviler

Yaygın, inatçı veya yaşam kalitesini belirgin biçimde bozan egzamalarda, cilde uygulanan tedaviler tek başına yeterli olmayabilir. Bu durumda ağızdan ya da enjeksiyon yoluyla verilen tedaviler gündeme gelir. Bu grup, düzenli hekim takibi ve bazı durumlarda kan tetkikleriyle izlem gerektirir.

Kaşıntının uyku düzenini bozduğu durumlarda gece kaşımasını azaltmaya yönelik destekleyici tedaviler de eklenebilir. Ayrıca lezyonlarda sarı kabuklanma, akıntı ve kötü koku varsa ikincil bakteriyel enfeksiyonun ayrıca tedavi edilmesi gerekir; bu yapılmadan egzama tedavisi beklendiği gibi yanıt vermez.

4. Fototerapi (ışık tedavisi)

Kontrollü dozda ultraviyole ışığın cilde uygulanmasıdır. Yaygın egzamada, cilde uygulanan tedavilerin yetersiz kaldığı ancak sistemik tedaviye geçilmesinin tercih edilmediği durumlarda değerlendirilir. Seanslar haftada birkaç kez, belirli bir program dahilinde uygulanır ve yanıt genellikle birkaç hafta içinde alınmaya başlar. Uygunluk, cilt tipi ve eşlik eden hastalıklara göre değerlendirilir.

Tedavi neden bazen işe yaramaz?

Muayeneye “her şeyi denedim, geçmiyor” diyerek gelen hastalarda karşımıza en sık çıkan nedenler şunlardır:

Egzama İçin Evde Alınabilecek Önlemler

Egzama Başlangıcı: İlk Belirtiler Nasıl Görünür?

Egzama çoğu zaman gürültüsüz başlar. İlk aşamada cilt yalnızca kuru, hafif pütürlü ve gergin hissedilir; kişi bunu mevsimsel kuruluk sanıp geçiştirir. Ardından belirli bir bölgede kaşıntı belirginleşir ve kaşındıkça artan bir döngü kurulur. Bu döneme kaşıntı-kaşıma döngüsü denir ve egzamanın yerleşmesindeki en önemli aşamadır.

Başlangıç dönemine özgü tipik bulgular şunlardır:

Bu bulgular birkaç haftadan uzun sürüyor veya tekrarlıyorsa, kendi kendine krem denemek yerine dermatolojik değerlendirme yaptırmak gerekir. Erken dönemde başlanan bakım, hastalığın kronikleşmesini büyük ölçüde engeller.

Yüzde Egzama: Belirtileri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yüz derisi vücudun geri kalanına göre daha ince ve daha hassastır; bu nedenle yüzdeki egzama hem daha çabuk fark edilir hem de yanlış ürünlerle kolayca alevlenir. En sık göz kapakları, göz çevresi, ağız kenarları, burun kenarları ve yanaklar tutulur.

Yüzde egzamanın belirtileri: kızarıklık, kuruluk ve pullanma, yanma-batma hissi, göz kapaklarında şişlik ve kalınlaşma, ağız çevresinde çatlaklar. Göz çevresindeki tutulum, makyaj ürünleri, göz damlaları veya nemlendiricilerdeki koruyuculara bağlı kontakt egzama ile sıklıkla ilişkilidir.

Yüzde egzama varlığında dikkat edilmesi gerekenler:

Yüzdeki kızarıklık kalıcıysa ve damarlanma eşlik ediyorsa, tabloyu rozasea (gül hastalığı) ile ayırmak gerekir; ikisinin tedavisi birbirinden farklıdır.

Elde ve Parmaklarda Egzama

El egzaması, günlük hayatı en çok zorlayan egzama biçimidir. Eller gün içinde defalarca yıkandığı, deterjan, temizlik ürünü ve suyla temas ettiği için cilt bariyeri sürekli zorlanır. Sağlık çalışanları, temizlik işinde çalışanlar, kuaförler, aşçılar ve bebek bakan kişilerde daha sık görülür.

Tipik bulgular parmak aralarında ve avuç içinde kuruluk, çatlaklar, kaşıntı ve bazen parmak yanlarında kaşıntılı su kabarcıklarıdır; ayrıntısını elde egzama ve dishidrotik egzama yazımızda ele aldık. Tedavinin temeli, tedavi kadar koruyucu önlemlerdir: ıslak işlerde pamuk astarlı eldiven kullanmak, elleri ılık suyla ve nazik temizleyiciyle yıkamak, her yıkamadan sonra nemlendirmek ve mümkünse el dezenfektanı yerine yıkamayı tercih etmek.

Egzama Geçer mi, Kalıcı mıdır?

Egzama, tek seferde ve kalıcı olarak “yok edilen” bir hastalık değildir; ataklarla seyreden, kontrol altına alınabilen kronik bir cilt hastalığıdır. Bu, iyileşme olmayacağı anlamına gelmez: doğru tedavi ve düzenli bakımla cilt uzun süre sakin kalabilir, ataklar seyrekleşir ve şiddetleri azalır.

Çocukluk çağında başlayan atopik egzamanın önemli bir bölümü ergenlik döneminde belirgin biçimde hafifler. Erişkin dönemde başlayan egzamalarda ise tetikleyicinin bulunup uzaklaştırılması (meslek kaynaklı temas, bir kozmetik ürün, bir metal alerjisi) sonucu değiştirebilir. Bu nedenle egzamada asıl hedef, “bir daha hiç çıkmasın” değil, alevlenmeleri öngörüp önlemektir.

Sulu Egzama Nedir?

Sulu egzama, egzamanın akut (alevlenme) döneminde görülen, ciltte su toplaması ve sızıntı ile seyreden biçimidir. Tıpta eksüdatif ya da akut ekzema olarak adlandırılır. Halk arasındaki “sulu egzama” tabiri, tam olarak bu ıslak görünümü tarif eder.

Tipik seyri şöyledir: önce yoğun kaşıntı ve kızarıklık başlar, ardından yüzeyde küçük su kabarcıkları (vezikül) belirir. Bu kabarcıklar kaşımayla veya kendiliğinden açılır; açılan alandan berrak bir sıvı sızar ve kuruyunca sarımsı kabuk oluşturur.

Ne yapılmalı: Kabarcıkları patlatmak ya da kaşımak süreci uzatır ve enfeksiyon riskini artırır. Bu dönemde yoğun yağlı kremler yerine, ıslak dönem için uygun uygulamalar tercih edilir; cilt kuruduktan sonra nemlendirmeye geçilir. Sulu dönem, egzamanın kendi kendine yönetilmesinin en zor olduğu evredir — hekim değerlendirmesi bu aşamada özellikle önemlidir.

Yağlı Egzama Nedir?

Yağlı egzama, sulu egzamanın tam tersi bir görünüm verir: ciltte ıslaklık değil, sarımsı ve yağlı bir pullanma vardır. Bu tablo genellikle seboreik dermatitin halk arasındaki adıdır.

Yağ bezlerinin yoğun olduğu bölgeleri tutar: saçlı deri, kaş araları, burun kenarları, kulak arkası, sakal bölgesi ve göğüs orta hattı. Saçlı deri tutulumunu saçta egzama yazımızda ayrıca inceledik. Ciltte doğal olarak bulunan bir mayaya karşı gelişen aşırı duyarlılık, yağ bezlerinin fazla çalışması ve bariyer bozukluğu bir araya geldiğinde ortaya çıkar.

Yağlı egzamanın tedavisi klasik egzamadan farklıdır: burada amaç yalnızca nemlendirmek değil, mayayı dengelemek ve iltihabı yatıştırmaktır. Ayrıntılı bilgi için seboreik dermatit ve kepek yazımıza bakabilirsiniz.

Sulu Egzama ile Yağlı Egzama Arasındaki Fark

İkisi sık karıştırılır ama yaklaşımları farklıdır:

Bu nedenle “egzamam var” demek tek başına yeterli bir tanım değildir. Doğru tip belirlenmeden başlanan tedavi çoğu zaman işe yaramaz, bazen tabloyu ağırlaştırır.

Egzama ile Karışabilen Cilt Hastalıkları

Kaşıntı ve kızarıklık pek çok cilt hastalığında ortaktır; bu nedenle egzama sık sık başka tablolarla karıştırılır. Ayırıcı tanı, doğru tedavinin ön koşuludur:

Bu nedenle uzun süren kaşıntıda “egzama kremi” denemek yerine tanının netleştirilmesi gerekir.

Egzama, sedef ve mantar: hızlı karşılaştırma

Mantar, egzama ve sedef döküntüsü nasıl ayrılır şeması - Prof. Dr. Yelda Kapıcıoğlu
Üç tablonun karakteristik görünümü. Kesin ayrım gözle her zaman yapılamaz; şüphede dermatolojik muayene gerekir.
Özellik Egzama Sedef Mantar
Sınırlar Belirsiz, çevreye dağılan Keskin ve net Net; kenarı ortasından belirgin
Pul yapısı İnce, kuru Kalın, gümüş-beyaz Kenarda ince pullanma
Tipik yerleşim Kıvrımlar, el, göz kapağı Dirsek, diz, saç çizgisi Ayak, kasık, gövde
Simetri Genellikle simetrik Genellikle simetrik Sıklıkla tek taraflı
Kaşıntı Şiddetli, gece artar Değişken, sıklıkla hafif Orta; terlemeyle artar
İltihap baskılayıcı kreme yanıt Düzelir Kısmen düzelir Geçici düzelir, sonra yayılır

Son satır pratikte en ayırt edici ipuçlarından biridir: iltihap baskılayıcı bir kremle önce belirgin şekilde iyileşip krem kesilince daha geniş bir alanda geri gelen bir döküntüde, mantar mutlaka araştırılmalıdır.

Egzama ve Günlük Yaşam

Egzamalı kişilerin en sık sorduğu sorular tedaviden çok günlük hayatla ilgilidir. En yaygın olanların pratik yanıtları şöyledir:

Ne Zaman Dermatoloğa Başvurmalı?

Geçmeyen ya da yayılan kaşıntı, uykuyu bölen şikayetler, sık tekrarlayan alevlenmeler veya lezyonlarda iltihaplanma (sarı kabuk, akıntı) varlığında dermatoloğa başvurmak gerekir. Egzama doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır; erken ve düzenli takip, yaşam kalitesini belirgin biçimde artırır.

PROF. DR. YELDA KAPICIOĞLU · NİŞANTAŞI

Cilt sorununuz için uzman görüşü alın

📞 Hemen AraWhatsApp’tan Yaz
🔒 Mesajınız doğrudan kliniğe ulaşır · Bilgileriniz gizli tutulur

Sık Sorulan Sorular

Egzama bulaşıcı mı?
Hayır, egzama bulaşıcı değildir; dokunmakla, sarılmakla ya da aynı eşyayı kullanmakla başka kişiye geçmez.
Egzama tamamen geçer mi?
Egzama kronik bir hastalıktır; tamamen ortadan kalkmayabilir ama doğru tedaviyle uzun süre kontrol altında tutulur, çocuklarda çoğu zaman yaşla geriler.
Egzamada ne yememeli?
Kişiye göre değişir; bireysel tetikleyici gıdalar belirlenmelidir. Genelde omega-3’den zengin besinler ve bol su faydalıdır.
Egzama neden tekrarlar?
Zayıf cilt bariyeri ve tetikleyicilere maruziyet atakları tetikler; düzenli nemlendirme ve tetikleyicilerden kaçınma tekrarı azaltır.
Egzama neden olur?
Tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık, cilt bariyerinin yapısal olarak zayıf olması, kuru hava, sık ve sıcak suyla yıkanma, deterjan ve kimyasal temas, bazı kumaşlar, stres ve mevsim değişiklikleri en sık rastlanan tetikleyicilerdir.
Egzama başlangıcı nasıl anlaşılır?
Belirli bir bölgede inatçı kuruluk, ince pullanma ve özellikle geceleri artan kaşıntı ilk uyarılardır. Bu bulgular birkaç haftada geçmiyorsa değerlendirme gerekir.
Egzamaya ne iyi gelir?
Temel taş nemlendirmedir: günde en az iki kez, banyodan hemen sonra nemli cilde uygulanan bariyer onarıcı nemlendirici. Bunun yanında ılık ve kısa duş, sabunsuz temizleyici, pamuklu giysi ve tetikleyicilerden kaçınmak alevlenmeleri azaltır.
Egzama kaşıntısı geceleri neden artar?
Gece vücut ısısının artması, örtü altında terleme ve gündüzün dikkat dağıtıcılarının ortadan kalkması kaşıntı algısını güçlendirir. Yatak odasını serin tutmak ve yatmadan önce nemlendirme yapmak yardımcı olur.
Egzama geçer mi, kalıcı mıdır?
Egzama ataklarla seyreden, kontrol altına alınabilen kronik bir cilt hastalığıdır. Doğru tedavi ve düzenli bakımla cilt uzun süre sakin kalabilir, ataklar seyrekleşir ve şiddetleri azalır.
Egzama için hangi doktora gidilir?
Egzama, deri ve zührevi hastalıklar (dermatoloji) uzmanının alanına girer. Nişantaşındaki kliniğimizde egzama tanı ve tedavisi Prof. Dr. Yelda Kapıcıoğlu tarafından yapılmaktadır.
Sulu egzama nedir?
Sulu egzama, egzamanın akut döneminde ciltte su kabarcığı ve sızıntı ile seyreden biçimidir. Kabarcıklar açıldığında berrak bir sıvı sızar ve kuruyunca sarımsı kabuk oluşturur. En sık el, parmak yanları ve ayakta görülür.
Yağlı egzama ile sulu egzama arasındaki fark nedir?
Sulu egzamada su kabarcığı ve sızıntı vardır; yağlı egzamada ise kuru zeminde sarımsı, yağlı bir pullanma görülür. Yağlı egzama genellikle seboreik dermatitin halk arasındaki adıdır ve tedavisi farklı planlanır.