Siğil, halk arasında “nasir” ya da “et beni” ile sık karıştırılan, aslında bir virüs kaynaklı deri oluşumudur. Çoğu zaman zararsız olsa da bulaşıcı olması ve kendi kendine yayılabilmesi nedeniyle doğru yaklaşım önemlidir. “Kendiliğinden geçer mi?” sorusunun cevabı bazı siğillerde evet olsa da, yayılmadan müdahale etmek genellikle daha akılcıdır.
Siğil neden oluşur?
Siğillere HPV (Human Papilloma Virus) ailesinden bir virüs yol açar. Virüs, ciltteki küçük çatlak ve sıyrıklardan girerek üst deride kontrolsüz bir hücre çoğalmasına neden olur. Nemli ortamlar, ortak kullanılan havlu-terlik ve zayıflamış bağışıklık bulaş riskini artırır.
Siğil türleri
- Adi siğiller: En sık görülen, pürüzlü yüzeyli, genellikle el ve parmaklarda.
- Taban (plantar) siğilleri: Ayağın basınç bölgelerinde, bazen ağrılı.
- Düz siğiller: Yüz ve el sırtında, küçük ve çok sayıda olabilir.
- Genital siğiller: Ayrı bir değerlendirme ve takip gerektirir.
Tedavi yöntemleri
Siğil tedavisinde dondurma (kriyoterapi), yakıcı çözeltiler ve cihaz tabanlı yöntemler kullanılır. Hangi yöntemin uygun olduğu; siğilin türüne, bölgesine ve sayısına göre değişir. Evde “bantla, kes, yak” gibi denemeler çoğu zaman siğili yayar ve iz bırakır; bu yüzden önermiyorum.
Şüpheli oluşumları ayırt etmek
Hızla büyüyen, kanayan, rengi değişen ya da iyileşmeyen oluşumlar her zaman “masum siğil” olmayabilir. Böyle durumlarda oluşumu cilt kanseri belirtileri açısından değerlendirmek gerekir. Emin olmanın en güvenli yolu, kurcalamak değil, muayenedir.
İlgili tedavi: Kriyoterapi ile siğil tedavisi