Son yıllarda ameliyatsız estetik dünyasının en popüler prosedürlerinden biri haline gelen hyalüronik asit dolgu uygulamaları, hacim kayıplarını gidermede ve yüz hatlarını orantılamada oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Ancak bu işlemlerin uzman olmayan, anatomi bilgisi yetersiz kişilerce veya medikal standartlara uygun olmayan ortamlarda yapılması, estetik ve medikal açıdan ciddi sorunları beraberinde getirmektedir. Yüz bölgesinde oluşan asimetriler, aşırı yapay görünümler (aşırı doldurulmuş yüz sendromu), dolgunun doku içinde kayması veya en tehlikelisi damar tıkanıklığı (vasküler oklüzyon) gibi durumlar, hatalı uygulamaların doğrudan birer sonucudur. Yüz bölgesinde oluşan bu gibi medikal ve estetik komplikasyonların çözümü, dermatoloji kliniklerinde uygulanan profesyonel dolgu eritme (hyalüronidaz) işlemleriyle gerçekleştirilmektedir.

Dolgu Eritme İşlemi Nedir ve Neden Gerekli Hale Gelir?

Dolgu eritme, vücudumuzda da doğal olarak bulunan ve hyalüronik asidi parçalamakla görevli olan “hyalüronidaz” adı verilen özel bir enzimin, sorunlu bölgeye enjekte edilmesi prosedürüdür. Bu işlemin gerekli hale gelmesinin arkasında net neden-sonuç ilişkileri yatmaktadır:

Hyalüronidaz Enzimi Nasıl Çalışır ve Uygulama Süreci Nasıl İlerler?

Klinik ortamda Prof. Dr. Yelda Kapıcıoğlu tarafından titizlikle yürütülen dolgu eritme süreci, tamamen kontrollü ve kişiye özel dozlamalarla planlanır. Hyalüronidaz enzimi, enjekte edildiği andan itibaren çapraz bağlı hyalüronik asit moleküllerinin bağlarını hızla çözmeye başlar. Bu parçalanma sonucunda dolgu maddesi su kıvamına gelerek vücudun doğal lenfatik sistemi tarafından emilir ve kısa sürede dışarı atılır.

İşlem öncesinde, hastanın bu enzime karşı herhangi bir alerjisinin olup olmadığını anlamak adına genellikle küçük bir cilt testi (alerji testi) uygulanır. Test sonucunda herhangi bir reaksiyon gözlemlenmezse, lokal anestezik kremler eşliğinde çok ince iğnelerle eritilmek istenen dolgu odaklarına enjeksiyon yapılır. Hyalüronidazın etkisi ilk dakikalardan itibaren başlar ve 24 ila 48 saat içinde nihai sonucuna ulaşır. Tek seansta aşırı doz vermekten kaçınmak önemlidir; çünkü amaç cildin kendi doğal dokusuna zarar vermeden, sadece dışarıdan yapılan yapay dolguyu kontrollü bir şekilde uzaklaştırmaktır. Gerekli durumlarda, dokunun tamamen oturması için 1-2 hafta beklendikten sonra kontrol seansı planlanabilir.

Yüz anatomisi şakaya gelmeyecek kadar karmaşık bir damar ve sinir yapısına sahiptir. Bu nedenle hem dolgu uygulamalarının hem de olası bir memnuniyetsizlik durumunda dolgu eritme işlemlerinin mutlaka medikal bir klinikte, deneyimli bir dermatoloji uzmanı tarafından yapılması gerekir. Eski, yapay görünümlerden ve hatalı işlemlerden kurtulup cildinize doğal halini yeniden kazandırmak için kliniğimizle iletişime geçerek detaylı bir muayene randevusu planlayabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir